Ana içeriğe atla

Aklımıza Kuş Kondu

Renklerin ahengini yitirmiş her kapıda
Hüznümüz çiçek açar, sararırdı çehremiz.
Bir bakışa ram olup, sürüklenen gövdemiz
Mevsimler geçirirdi, bir an kadar zamanda.
Heyulalarla süslü, kalbi kırık uykular
Kuyu gibi yastıklar, rüyamızı emerdi
Rabbin keremi bize; her rüya bir emeldi
Örtünce üstümüzü yorgan gibi duygular
Sonsuzluk çeşmesinden içmenin acısıyla
Sinemizde gün batar, ay solar, dert üşürdü
Bilmedik bu sevdayı bu gönle kim düşürdü
Aklımıza kuş kondu, sevdanın sancısıyla
Umut zehir zemberek, hicranımın yanında
Zamanın nabzındayım, korkmuyorum yarından
Dönsün dünyanın çarkı, usanmadan durmadan
Ben yolcuyum sevgili, sen azıksın yanımda
Yıldızların altında buğdaylar kadar sarı
Sararan rüyamızı çalardı eşkiyalar
Kalırdık çırılçıplak, utanırdı uykular
Düşünürdük bu yolun bir de sonu olmalı.

Yorumlar

  1. Ben Sadık Yemni, 1 Kasım 2016 tarihli mesajınızı tesadüfen yeni gördüm. Çok naziksiniz. Geç kalmış selamlarımla.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sadık Hocam çok teşekkür ederim, aleykümselam!

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Cümlemize Acil Şifalar

 Malumunuz bir yılın sonuna daha geldik. Hiç birimiz daha ne kadar yaşarız, daha neler görürüz bilmiyoruz. Bazılarımız için hayal kırıklığıyla geçen bir yıldı belki, bazılarımız içinse, hayallerinin gerçeğe dönüştüğü bir yıl. Bazıları mutlu mesut anlatacak ileride, bazılarımız ise üzgün. Ben hayat muhasebesinin yıllık değil, günlük yapılması taraftarıyım. Yıl çok uzun bir süreç. Bu sebeple, yazımı bir yılın muhasebesini yapmanın önemini anlatarak doldurmayacağım. İster muhasebe yapın ister yapmayın sizin bileceğiniz iş. Hiçbir hesaba girmeden önünü arkasını düşünmeden yaşa, düşünmeden konuş, sonra muhasebe yap. Ne kadar doğru bilemiyorum. Neyse, hiç yoktan iyi tabii ki. Evet bir yıl daha geçti. Diğer bir yıllar gibi. Ama saymayın kaç yıl oldu, kaç yaşındasınız; gerek yok. Yılları saya saya sadece yıllanırsınız. Her gün yeniden doğar insan. Her gün yenidir, bir öncekine benzemez. Yılların siz de bıraktığı izler üç beş beyaz tel ve yaşınızı ele veren çizgiler olmasın sadece. Siz, y...

ŞİMDİ DEĞİLSE NE ZAMAN?????

                               Gündelik telaşlara sattık duygularımızı...Güne binbir telaşla başlarken, "günaydın" demeyi, "hayırlı sabahlar" demeyi unuttuk çoğu kez veya önemsemedik.                  Camlarımızın veya aynalarımızın gözalıcı şekilde parlaması, duygularımızın bir kıvılcım olarak bile parlamasının önüne geçer oldu. Bir bardağın temizlik sesini, kalplerimizin sesinden daha fazla önemser olduk. Ütülenmesi gerekenler, dikilmesi gerekenler, silinmesi, yıkanması, fırçalanması, bir de kuru temizlemeye gitmesi gerekenler, dinlenilmesi ve anlaşılması gerekenlerden daima daha çok, daima önde oldu. Belki arta kalmış bir vakte sığdırmaya çalıştık duygularımızı: - Sana söyleyeceklerim var, konuşalım mı biraz? - Çok işim var, lütfen başka zaman.... ----------------Şimdi değilse ne zaman?????                  V...

KADIN VE ERKEK ÜZERİNE

Birkaç gündür Bülent Arınç üzerinden yürütülen bir polemiğe ben de takıldım kaldım. Kadına çizilen mahremiyet sınırı üzerine yapılan bu polemik ve özellikle kadın yazarların konuyu ne kadar ustaca saptırdığını görmek beni hayretlere düşürdü. Oldum olası bir kadın olarak hemcinslerimin nasıl bu kadar sığ düşüncelere sahip olabildiklerini ve üstelik ithal edilmiş bu fikirleri nasıl bu kadar özümseyip şövalye kesildiklerini anlayamadım. Kadın- erkek ilişkisinde oluşturulmak istenen kaos son derce başarılı olmuş, kendisi olmayan bir sürü erkek ve dişi ortalıkta dolaşır olmuştur. Her ne kadar ortalıkta dolaşmalarına bir anlam yükleseler de, ağızlarından çıkan her söz, iç huzursuzluklarını ortaya vuran bir çığlık olmuştur. Eğer alt okuma gibi bir kabiliyetiniz varsa sadece bu konuyla ilgili yazılan yazılar bile size ne demek istediğimi anlatacaktır. İnsan bir erkek ve bir dişiden yaratıldı. Allah(cc) önce erkeği yarattı ve erkeğin ihtiyacı olan kadını. Yani ihtiyaç sahibi erkektir, kad...